Yazar Arsivi


Capitalism II * - * Oyun İnceleme

http://www.gametab.com/images/ss/pc/3679/box-l.jpg

Capitalism türünün tek örneği olarak pek çok seveni olan bir oyun. Bugünlerde pek çok şirket yönetim oyunu çıkıyor ama hiçbirisi Capitalism’in derinliği ile boy ölçüşemez bile. Bu derinlik de zaten oyunun başarısını getiren unsur oldu. Bu yüzden Trevor Chan oyunun ikincisinin başına geçti ve karşınızda: Capitalism 2.

Capitalism ile daha önceden tanışıklığınız yoksa kısaca özetleyelim. Capitalism, bir ticaret simülasyonudur denebilir. Bir şirket kurarsınız onu yönetirsiniz. Şirketinizle ne yapacağınız tamamen size bağlıdır. İsterseniz sadece kaynak üretip satarsınız veya parçaları satın alıp otomobil yapar ve satarsınız. Veya başından sonuna kadar bütün üretimi kontrol edersiniz. Kısacası ticaret hayatında karşılaşabileceğiniz hemen hemen herşey elinizin altındadır.

Cap2’de ilk göze çarpan oldukça güzelleşen grafikler olacaktır. Bu konuda özellikle çalışılmış. Artık şehirlerinizi üstten 2 boyutlu değil, izometrik bir şekilde 3 boyutlu olarak görüyorsunuz. Arayüz de oldukça sadeleştirilmiş ve size en fazla alanı sağlayacak şekilde geliştirilmiş. Grafiksel olarak da şehriniz tam anlamıyla muhteşem görünüyor. Şehirde gezinen yayalarıyla, yollarda arabalarıyla, gökdelenleri, evleri, ofisleriyle yaşayan bir şehirde olduğunuz izlenimini rahatça elde ediyorsunuz.

Göze çarpan başka bir değişiklik de oyunu dünya haritasından şehir haritasına düşürmüş olmaları. Yapılarınızı şehrinizin çevresine yapıyorsunuz. Kaynaklar da şehir çevresinden çıkarılıyor. Dünya haritasında birden fazla şehir bulunuyor. Bu yüzden şirketinizi geliştirmek için bir şehirle sınırlı değilsiniz.

Oynanış açısından da pek çok rahatlık getirilmiş. Bazı monoton işleri halletmek için kısayollar oluşturulmuş. Marketinize yeni bir ürün eklemek için kutulara teker teker alım ve satış departmanları kurup bunları birbirine bağlamak zorunda değilsiniz. Artık şirketinize bir genel merkez de kurabiliyorsunuz. Buradan şirketinizin geneliyle ilgili bazı özellikleri belirleyebiliyorsunuz veya şirketinizin bazı kollarından sorumlu olması için genel müdürler atayabiliyorsunuz. Bu oyunun ilerleyen bölümlerinde oldukça faydalı oluyor.

Ayrıca satış departmanlarınız için iki yeni görünüm daha eklemişler. Birincisi dışarıdan görüntüsü diğeri de içeriden görüntüsü. Dışarıdan görünüme bakarak mağazanızın ne kadar popüler olduğunu ve ne kadar müşteri girip çıktığını veya içeriden görünümde de hangi ürünlerinizin dikkat çektiğini görebilirsiniz. Rakamlarla, inip çıkan grafiklerle uğraşmak istemeyenler için güzel bir eklenti.

Artık yapabileceğiniz yapı türleri birden fazla hale getirilmiş. Yani sadece tek bir satış dükkanı seçeneğiniz yok. Genel amaçlı satış yerleri kurabileceğiniz gibi, süpermarket gibi temel ihtiyaç malzemeleri satan yerler veya sadece elektronik üzerine mağazalar veya mücevher ve takı ile ilgili mağazalar kurabilirsiniz. Bu özel mağazalar sadece belli ürünleri satabiliyorlar ama müşteriler açısından daha çekiciler. Müzik setini bir marketten mi yoksa bir elektronik eşya mağazasından mı almayı tercih edersiniz?
Bulunduğunuz şehirlerdeki haber istasyonlarını, bankaları, evleri, diğer mağazaları alma imkanı da eklenmiş oyuna. Aynı zamanda kendi binalarınızı da satılığa çıkarabilirsiniz. Veya yeni evler, ofisler yaparak kira yolu ile para kazanabiliyorsunuz. Başkaları sizden teknoloji satın almak için başvurabiliyor veya kendiniz geliştirmek yerine siz başkalarından satın alabiliyorsunuz.

Ticaret hayatı borsasız olmaz değil mi? Oyunda borsa da oldukça detaylı bir şekilde bulunuyor (eskiden olduğu gibi). Eğer bu işlerle ilgiliyseniz detaylar sizi mutlu edecek. Başka şirketlerden hisse satın alabilirsiniz, kendi hisselerinizi satışa çıkarabilirsiniz. Hatta yeterince hisse sahibi olursanız başka bir şirketin yönetimini bile ele geçirebilirsiniz. Elbette sizin şirketinizi de ele geçirme şansları var.

Oyunun büyük bir eksikliği olan multiplayer desteği de sonunda eklenmiş. Henüz deneyemedim ama başka insanlara karşı oyunu oynamak zevkli olacaktır büyük ihtimalle. Aslında oyunun yapay zekası da oldukça iyi sayılır. Sizi şaşırtabilecek hareketler heran gelebiliyor. Zaten ekonomi işinde oldukça başarılılar. Oynamaya başlayınca göreceksiniz zaten.

Oyunun ses efektleri pek etkileyici değil. Üzerinde fazla çalışılmamış gibi görülüyor. Oynanışa bir artısı pek yok. Ama genelde uyumlu olduğu için pek eksi puan da getirmiyor.

Genel olarak bakıldığında oyun oldukça zor. Önceki oyunda olduğu gibi bunda da mükemmel bir tutorial var. 7 bölümde size oyunun herşeyini anlatıyorlar. Ama oyunda esas olan tüm bunları birleştirebilmek. Hem hammadde üretip, hem bunları işleyip hem de satıştaki dengeleri sağlamak o kadar kolay iş değil. Pek çok grafikle boğuşmak zorundasınız. Pek çok detayla ilgilenmeniz gerekiyor. Ama zaten bu oyuna zevkini veren de bu detaylar. O yüzden başlarda oyunu anlayamadıysanız ve kaybediyorsanız, ki kaybedeceksiniz , dert etmeyin üzerinde oldukça uğraşmanız gerekiyor.

Sonuç olarak Capitalism 2, adına yakışanı yapıyor ve bize oldukça kaliteli bir oyun daha sunuyor. Ama bu oyun herkesin sevip oynayabileceği bir oyun değil. Özellikle ticaret hayatına ilgi duyuyorsanız, borsa oynuyorsanız bu oyunu da seveceksiniz. Onun dışında karmaşayla uğraşmayı sevenlere ve yılmayanlara tavsiye ederim.

Beyond Good & Evil * - * Oyun İnceleme

http://www.paylessgames.com/catalogimages/24ac938e99381090b48365c0740BeyondGoodAndEvil_full.JPG

Ubisoft, son zamanlarda peşpeşe piyasaya sürdüğü Splinter Cell: Pandora Tomorrow, CSI: Dark Motives, Prince of Presia: The Sands of Times gibi harika yapımlar ile oyun dünyasına bomba etkisi yapmayı ve dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bu harika oyunlardan biri olan Beyond Good & Evil ile farklı bir dünyada ilginç karakterlerle tanışıp heyecan verici aksiyonlar yaşayacak ve maceranın sınırlarını zorlayacağız.

Jade kimsesiz bir genç kız ve kendisi gibi birkaç çocukla beraber Hillyan gezegeninde, Lighthouse adlı bir adada yaşamaktadır. Kendisi bir fotoğrafçıdır ve en yakın dostu sevimli domuz Pey’j, ona her konuda destek olmaktadır. Hillyan farklı canlıların ve insanların bir arada yaşadığı huzurlu bir gezegendir ancak Domz adlı yaratıklar tarafından belirli aralıklarla saldırıya uğramaktadır. Sözde bu saldırıları püskürtmek için çalışıp Hillyan’daki canlıları inandırmayı başaran Alpha Sections şirketi, gezegen üzerinde hakimiyetini kurmuştur. Alpha Sections aslında Domz’lerle işbirliği yapıp insanları kandırmaktadır. Gizli bir üs kurup araştırmalar yapan Irıs Network adlı şirket ise Alpha Sections’un yaptıklarını bilmektedir ancak elinde kanıtı olmadığı için bir şey yapamaz. Bu nokta Jade devreye girer. Domz saldırılarından dolayı çaresiz kalan Jade, Irıs Network’ün iş teklifini kabul edip gezegenin geleceği için fotoğraflar çekmeye başlar. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktır, çünkü Alpha Sections güçlü bir askeri altyapıya ve Domz’lere sahiptir.

Temel amacımız gizli üslere sızıp fotoğraflar çekmek. Fakat elimizdeki fotoğraf makinesini sadece bunun için kullanmıyoruz. Ayrıca, etraftaki farklı hayvanların fotoğrafını çekip para ve inci (pearl) kazanabiliyoruz. Kazandığımız para ile satın alıp çantamızı zenginleştireceğimiz şeyler var. Bunlar güç, tamir kiti, hayvan arama makinesi gibi çeşitlilik gösteriyor. Hillyan gezegeni birkaç adadan oluştuğu için, bunlar arasında gidip geleceğimiz bir Howercraft’a sahibiz. Kazandığımız inciler ile Howercraft’ımız için yeni donanımlar satın alabiliyoruz. Ayrıca, incilerin büyük bölümü gezegenin çeşitli kısımlarına dağılmış durumda. Bazen öldürdüğümüz bir Domz’den, bazen de bir yarışı kazandığımızda elde ediyoruz.

Bu tarz oyunlarda kesin bir tür söylemek neredeyse olanaksız. Genelde etrafta dolaşırken bir macera gibi oynanıyor. Canlılarla konuşuyor, bir şeyler alıp veriyorsunuz. Kapıları açmaya çalışıp inci ve benzeri şeyleri bulmak için uğraşıyorken, bir yaratıkla karşılaştığınızda Jade, Dai-Jo sopasını çıkartıyor ve aksiyona başlıyoruz. Kısaca aksiyonla macerayı iç içe yaşıyorsunuz. Macera kısmı pek tatmin edici olmamasına rağmen eğlenceli geçiyor. Öyle çok karmaşık şeyler yapmıyoruz. Bir kapının anahtarını bulmak ya da doğru şifreyi kullanmak gibi basit şeyler. Aksiyon zamanları ise yeterince heyecanlı. Tuş kombinasyonlarını kullanarak Jade’e değişik hareketler yaptırabiliyoruz. Kameranın bazı anlarda farklı açıdan göstermesi ya da ağır çekime alması da o anki yaşanan heyecanı körüklüyor.

Grafikler çok iyi olmasa da standart bir oyundan beklenen seviyede. Patlama ve ışık efektleri oldukça iyi. Karakter çizimleri ve hareketleri de göze batmıyor, bir de oyunda atmıştan fazla değişik yaratık bulunduğu ve hepsinin ayrıntılı bir şekilde çizildiği düşünülürse çok iyi sayılır. Çevre düzeni ve mimari yapılar Hillyan dünyasına uyum sağlamış. Öyle ki, Lighthouse’da birkaç dakika etrafı seyrettiğinizde bu büyülü dünyada kendinizden geçiyorsunuz. Denizin dalgalanması, üstünde uçan martılar, ağaçlar, otlar, uçuşan böcekler sanki hep hayal ettiğiniz doğa kavramını önünüze sunuyor. Ara demolardaki buğulanma efektleri, Jade sopayı savururken yeşil ışıklar saçması gibi ayrıntılar unutulmamış. Hatta bu kadar ayrıntının yanı sıra gece gökteki yıldızları görebilmek ve bazılarının adlarını okuyabilmek bile mümkün. Daha ilk sahnede gökten düşen meteorların garaja verdiği hasarı daha sonradan fark edince insan şaşırıyor.
Müzikler tıpkı grafikler gibi oyunun yapısına uygun şeyler. Flütle yapılmış mistik müzikler etkileyici denecek kadar iyi. Aksiyona girdiğinizde başlayan dinamik müzikler gayet güzel şeyler. Ancak üç saniyelik bir aksiyon için bile kısa süreli bir müziğin başlaması sıkıcı olabiliyor. Akuda Bar’a girince başlayan müzik bile kendinizi o ortamda gibi hissetmenizi sağlıyor. Karakter sesleri ve çevredeki ses efektleri özenerek yapılmış. Sürekli yanınızda bulunan Pey’j’in arada bir söylediği replikler başlarda komik gelse bile, zamanla alışıyorsunuz ve hoşunuza gitmeye başlıyor. Oyunda size gelen mailleri okurken bile yapılan seslendirmeye heyecan vurgusu katılmış. Ayrıca İngilizce’si iyi olmayanlar için de alt yazı seçeneği konulmuş. Genel olarak bakıldığında seslerde bir problem yok.

Oynanış olarak kabaca GTA’ya benzetebiliriz. Tek bir doğruda ilerlemiyoruz, sizden yapmanız istenen görevlerin haricinde özgürce dolaşabilir veya yan görevleri yapabilirsiniz. İlginç hayvanların fotoğraflarını çekebilir, Howercraft yarışlarına katılıp yeni rekorlar kırabilir, açamadığınız bir kapı için uğraşabilir ya da kendiniz ve aracınız için alışveriş yapabilirsiniz. Ama bu özgürlük bir şekilde üstü kapalı olarak sınırlandırılmış. Örneğin, bir kapıdan geçebilmeniz için bir başka görevden ilgili anahtarı almanız gerek. Bu da oyuncuya zorunluluk gibi aktarılmamış.

Her şeyden önemlisi, yaşayan bir dünyanın içindesiniz. Etraftaki canlılar işleri ile meşguller, gezinip birbirleri ile konuşuyorlar ve pankart açıp Alpha Sections’u protesto edebiliyorlar. Howercraft’a bindiğinizde gezinen ve ara sıra kaza yapan araçlara rastlamak mümkün. Hatta bu araçlardan birine ateş ettiğinizde polis gelip size ceza kesebiliyor. Oyunda Jade’i üçüncü şahıs gözünden yönlendiriyoruz. Bu bakımdan eksik kalan bir nokta, kamera açısı değiştiğinde yönlendirme tuşlarının da tersine dönmesi. Sözgelimi, ileri doğru giderken kamera yüzümüze doğru döndüğünde basmamız gereken tuş ileri değil, geri oluyor. Bazen de dar alanlarda kameranın olmadık yerleri göstermesi bayağı bir kontrol güçlüğüne neden oluyor. Bunu ilk defa bir Alpha askeri ile karşılaştığınızda çok daha iyi anlayacaksınız ki, bir şey göremediğiniz için ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Aynı sorun Howercraft’la giderken de yaşanabiliyor. Bir de yardımcınız Double-H’nin bazı bölümlerde birdenbire ortadan kaybolması var ki, insanı tekrar load etmeye zorlayan bir hata.

Beyond Good & Evil’da multiplayer seçeneği yok. Ama en az onun kadar ilgi çekici bir özellik de oyunu kaydettiğiniz zaman oluşan kodla Internette resmi sitesine girerek dünya çapında bir sıralama oluşturulmuş olması. Bu sayede oyuncular arasında bir rekabet ortamı yaratılmaya çalışılmış ve oyunun kısa sürmesi (ortalama 12 saat) açığını bu anlamda yeniden oynamaya teşvik ederek kapatmışlar.

Genel olarak bakıldığında, pek büyük sorunları olmayan ve oynanması gereken bir oyun. Hele böyle ilginç türde oyunlar pek sık çıkmadığı için tavsiye ederim.

Battlefield 2 * - * Oyun İnceleme

http://i16.tinypic.com/7w9kd5k.jpg

2005 yazı başlarında Türkiye’de demosuyla pek çok kişiyi gönülden 5.56mm ile vurulmuş yapan Battlefield 2 sonunda inceleme makalemizle karşınızda.

Bilgisayarımız Battlefield 2′yi çalıştırır mı?

Battlefield 2 oldukça kaliteli ve gerçekçi görüntüler ile karşımıza çıkıyor bunun için aşağıdaki minimum özelliklere sahip bir sistem gerektiriyor.

İşlemci: Pentium 4 1.7 GHZ ve eşdeğeri
RAM: 512 MB
Video Modu: 128 MB (1.4 Pixel Shader Destekli)
Desteklenen Video kartları: Nvidia GeForce FX 5700 ve üstü, ATI 9500 Pro ve üstü

Özellikle görüntü kartınıza dikkat edin, FX ya da Radeon’un belirtileninden düşük bir ekran kartınız varsa Battlefield 2 açılırken hiçbirşey olmamış gibi tekrar Windows’a atıyor.

Oyunun grafik ayarları “düşük”‘ten “ayrıntılı”‘ya kadar farketmekte; ayrıntılı ayarlarda suyun altını görmekten tutun, arazideki ezilmiş otların ayrıntılarına kadar herşeyi rahat seçebiliyorsunuz. Ayrıca modellerdeki detaylar, Battlefield 2 oyun motorunun oyuncuları gerçekçiliğe de ne kadar yaklaştırdığının da bir göstergesi. Bu yeni motor, Battlefield 1942′nin motorundan kat kat fazla ayrıntı sunmakta.

Bazı LCD monitörlerde görüntü kayması yaşanabiliyor. Ancak monitörünüzün “Auto Arrange” gibi bir tuşu varsa kendi kendini düzeltiyor.

Battlefield 2’de takım elemanlariyla sesli iletişim için “Voice over IP” özelliği eklenmiş.

Takımlar

Oyunda 16, 32 ve 64 oyuncuyu destekleyen 10 farklı harita bulunuyor. Seçebileceğiniz 3 takım var. Aşağıda detaylarını açıkladığımız takımların güçleri hemen hemen eşit.

United States Marine Corps (USMC)
Bu arkadaşları kimi filmlerde ellerinde tactical M-4 ve M-16larla görüyoruz, haberlerde kimi zaman barakalarına giriyoruz, güdümlü füzelerle hedef vurduklarında radyolardaki gülüşmelerini duyuyoruz. Onlar Amerikanın askerleri.

Amerikan ordusu standart m-16 uzun namlulu tüfeği kullanmakta; silah pek çok kite farklı modifikasyonlarla gelmiş.

Kara araçları: M1-A1 Abrams, zırhlı piyade taşıyıcısı LAV-25, Hummer ve Buggy

Hava araçları (Uçak): F-15, F-18 ve de USAF’ın yeni gözdesi F-35

Hava araçları (Helikopter):AH-1Z Süper Kobra ve piyade taşıyıcısı HH-60H Deniz Şahini

Middle Eastern Coalition (MEC)
Yıllar boyu şehir içinde çatışan gerillaların, dağlarda saklanan peşmergelerin, intihar saldırıları yapanların toplanıp kurdugu bir takım. Ortadoğudaki kimi silah tüccarları tarafından lanse edildiği söylenir.

AK - 101 ve AK – 47’ler piyadelerin en büyük avantajları olmuş.

Kara araçları: T-90, zırhlı piyade taşıyıcısı BTR-90, Vodnik ve FAV

Hava araçları (Uçak): Su-34, Mig-29

Hava araçları (Helikopter): Mi-28A, piyade taşıyıcısı Mi-17

People’s Liberation Army (PLE)
2.3 milyonluk asker sayısı ile, dünyanın en büyük ordusu; USMC 2. sırada onu izler. Hava, deniz ve kara kuvvetleri güçlü olsa da en büyük avantajı piyadeleridir.

Standart piyade silahları AK-47 olup, gene pek çok kite modifikasyonlarla gelmiş.

Kara araçları: Type-98, zırhlı piyade taşıyıcısı WZ-551, NJ-2046

Hava araçları (Uçak): Su-30

Hava araçları (Helikopter): Z-10, piyade taşıyıcısı Z-8

Commander ve Squadlar

Commander: Oyunun başında “commander, olmak için şimdi başvurun !” şeklinde bir yazı geldiğinde “enter” tuşuna basıp, hemen çıkan panelde “squad”‘a bastıktan sonra commander yazısının yanındaki “apply” butonuna basın. Yaklaşık 10 saniye sonra göreve başlamanız için sizden onay bekleyen bir yazı belirecek. Eğer kabul ediyorsanız “Page Up”, etmiyorsanız “Page Down”‘a basın.

Commander olan oyuncu, takımının hayatından ve görevinden sorumlu yegane kişidir. Askerlerinin güvenliğinden, düşmanın yer tespitinden, gerekli mühimmatı göndermekten ve bayrak alımına rota çiziminden tutun herşeyden sorumludur. Uydu sayesinde haritanın herhangi bir noktasından anında canlı görüntü bile alabilir.

Diğer ana özellikler:

Scan: Satellite Scan; haritanın tümünü bir kere tarar, düşmanı gösterir; scanden sonra belirli bir zaman daha düşmanın yerini gösterdikten sonra biter.

Uav: Unmanned Aerial Vehicle, pilotsuz casus uçaklarımız; belirli bir bölgenin belirli bir zaman araliğindaki düsman hareketini gösterir.

Artillery: 203mm’lik howitzer; belirli bir bölge hedeflenir; o bölgeden kaçmanız için 15 saniyeniz var, ya da siper alın.

Supllies: Mühimmat, tamir malzemesi; tıbbi malzeme herşeyi sağlayan bir kutu bırakır bölgeye. Normalden farklı olarak bayrak almaya çalışan bir düşmanın üzerine de bırakabilirsiniz. Ölünce de bol bol gülersiniz.

Squad: Commander olmak için gittiğimiz aynı yollardan sonra, bu sefer squad seçimi yapacağız. Eğer varolan bir “alpha, bravo, charlie” gibi bir squad varsa onlara katılabilir, ya da “create squad” diyerek kendinizi bir delta squad yaratabilirsiniz.

Battlefield 1942′den farklı olarak, bu sefer takımınızın daha işlevsel olabilmesi için oluşturulmuş ekiplerden birine katılabiliyorsunuz. Bunlara “squad” deniliyor. Emir komuta zincirine alışmanız ve düzene uyum sağlamanız daha iyi bir oyun deneyimi ve takımınızın başarısı için en önemli gereklik.

Emirlerinizi Squad Leader’dan alacaksınız. Şayet “Squad Leader” olursanız, emirlerinizi commander’dan alacaksınız. Şu noktayı fethet, burayı koru, şu noktaya mayın koy gibi görev ve emirler ile karşılaşabilirsiniz.

Takım oyununun en güzel özelliği komuta zinciri ile sağlanıyor. Squad lideri olduğunuzda üstünüzden görevi alıyorsunuz. Görevi nasıl tamamlayacağınız tamamen sizin elinizde. Bu sayede zaman içinde oyun sizin strateji becerilerinize yardımcı oluyor.

Yenilikler

Electronic Arts, Battlefield 2′de takım oyununu neredeyse zorunlu kılıyor. Takım oyununu özendirmek için artık yaptığımız herşeyden puan alıyoruz; tank tamir etme, adam iyileştirme, mühimmat sağlama artık getiriyor.

Battlefield 2′deki yeniliklerden bazıları:

Sprint, yani depar atabiliyoruz. ’shift’ tuşuna kullanmanız yeterli Daha hızlı koşmak özel birliklere (spec ops) tanklar karşısında kesinlikle avantaj sağlıyor. Tanklar artık eskisi kadar güvenli değil.

Chaff ve smoke; bunları tankta ya da uçakta iken “x” tuşuyla kullanabiliyoruz. Chaff düşmanın ısı güdümlü füzesinin hedefini saptırırken, smoke ise düşmanınızın görüş açısını ve mesafesini azaltarak saldırılarından manevra yaparak kaçabilme imkanı sağlıyor.

Oyun içi haberleşme artık 2 tuşa inmiş. ‘q’ tuşu ile genel konuşma seçenekleri açılırken, eğer commander’sanız ya da bir squad leader iseniz ‘t’ tuşu ile ek konuşma seçenekleri gelmekte.

’shift’ tuşu ile bindiğimiz uçakların “afterburner” larını ve kimi aracın “turbo” larını çalıştırabilmekteyiz.

Haritaların çeşitliliği ve seçenekleri arttırılmış. Bir haritada barajı korurken başka bir haritada araplar tarafından sıkıca korunan bir kasabada tank korumasında görevli bir piyade olabiliyorsunuz.

Battlefield 2, yeni oyun motoru ile Battlefield 1942′nin heyecanını günümüze taşıyor. Takım oyununu kullanarak en modern araçlar sayesinde savaşı kazanmamıza olanak sunulmuş.


Kapat
E-posta ile paylaş