Şub 7 2009

Sherlock Holmes: Nemesis * - * Oyun İnceleme


http://pc.igri.bg/photos/box/PC/nemesis.jpg

Conan Doyle’yi belki pek çoğumuz tanımaz. Ama polisiye romanlarla arası iyi olan bir kitapsever Sherlock Holmes’un yaratıcısını nasıl unutabilir ki.
1887 yılında ilk icraatıyla Conan Doyle, Sherlock Holmes’in maceralarını anlatmaya-yayınlamaya- başladığında belkide bu kadar ünlü bir detektif yarattığının farkında değildi. Ama aradan geçen onca zamana rağmen hala bildiğimiz sayılı detektiflerdendir Sherlock Holmes. Garip yaşantısı ve olayları çözmede gösterdiğini garip metotlar ve ortamdaki zerre tozdan bir manalar çıkarabilecek bir kişiliktir. Olayları çözmek için hiçbir detayı atlamaz. Belki hatırlamanıza yardımcı olur ‘’ katil uşak’’ repliği de hep Sherlock Holmes’ün başının altından çıkmıştır. Kendisinin efsanevi bir dedektif olduğunu hatırlatarak oyunumuza bakalım.

Sherlock Holmes Nemesis aslında adventure türüne bağlı olanlar için yeni bir oyunda değil; daha önceki beş oyunun devam oyunu niteliğinde denilebilir. Diğerleri(Sherlock Holmes: Case Of The Rose Tattoo, Sherlock Holmes: The Case Of The Silver Earning ,Sherlock Holmes: The Mystery Of The Mumy ,Sherlock Holmes: The Avakened , Sherlock Holmes versus Arsene Lupin ) idi.

Bu sefer Sherlock Holmes’in derdi İngiltere’yle ilgili. Aslında önceden olduğu gibi Arsene Lupin derdimiz ama bu sefer yaptıkları ve yapacakları gerçekten boyundan büyük olsa da Sherlock Holmes gibi bir detektife Arsene Lupin gibi bir romantik hırsız çok dengeli gitmiş.
Oyunun açılış videosu yok. Aslında gaza getirici bir video ile oyuna başlamak daha güzel olurdu ama sadece yeni oyuna başladığımızdaki küçük diyalogdan oluşmuş klipler var ki bunlarda bence yetersiz olmuş. Oyundaki amacımız Fransız hırsız Arsene Lupin’in yapacaklarını engellemek ve bütün olayın gizemini aydınlatmak.
Oyun pek kolay sayılmaz bazı bulmacaları çözmek için aldığımız mektupları çok iyi analiz etmemiz gerek. Ayrıca çevreden topladığımız materyal ve kişilerle konuşmalarımızda bize bu yolda ilerlememize yardımcı olacak şeylerden. Açıkçası bir dedektifte olması gereken her şeye sahibiz hatta dostumuz Dr. Watson’a bile.

Adventure oyunlardaki klasik öğeler bu oyunda da sonuna kadar kullanılmış durumda. Bildiğimiz araştırma yap, bilgi topla, insanları sorgulara bulmacaları çöz tarzındaki oynayış tamamıyla oyunda mevcut öyle ki bulmacalardan bazılar gerçekten çok zor. Özellikle iyi bir İngilizceniz yoksa işiniz daha da zor çünkü topladığımız dokümanlardan bir sonuca ya da cevaplanması gereken sorulara ulaşmamız gerek bu sorulara cevap veremezsek kısır bir döngünün içinde sıkışıp kalıyoruz.

Oyunun oynayışı bildiğimiz gibi oraya git tıkla bunla konuş tıkla kapıya aç tıkla yani pek çok şeyi Mouse ile bitirdiğimiz tarzda. Oyun ekranında bize kolaylık sağlayan pek çok detayda düşünülmüş durumda örneğin topladığımız dokümanları ya da konuştuğumuz diyalogları gerekli tuşlara basarak önümüze serebiliyoruz. Aynı şekilde topladığımız belgeleri fotoğrafları da belli kısa yol tuşuna tıklayarak istediğimiz zaman yeniden gözden geçirebiliyoruz. Oyunda Sherlock Holmes’in kurgusal olarak yaşadığı meşhur Barker Street bile mevcut. Ayrıca belli yerlere gittikçe buralar haritamızda görünüyor ve gitmek istediğimiz yere tıklayarak sokaklarda zaman kaybetmeden kendimizi o mekânda bulabiliyoruz.
Oyunun Ana menüsü de pek özen gösterilmemiş liste şeklinde sıralanmış seçeneklerden oluşuyor.

Oyunun geneli kapalı mekânlarda süregeldiğinde açık alanlara gerekli özen gösterilmemiş. Yani sokaklarda bir ölü sessizliği ve tatsızlık ya da bir soğukluk var caddeler ve ortam tamamen zamanını yansıtsa da sokaklarda gezmek ve bir yerden bir yere gitmek insanı sıkabiliyor. Neyse ki böyle zamanlarda haritamız yardımımıza yetişiyor ve bizi istediğimiz yere bırakıveriyor. İç mekânların tasarımı ve dekorasyonu oldukça ilgi çekici gayet zevkli döşenmiş. Evlerin dizaynı 19.yy başlarında bir İngiliz evini aratmayacak türden. Çoğunlukla ortama göre değişiklik gösterse de bütün hepsi aynı sıradanlıktan devam ediyor. Değişik mekânlara girmek bize ve ruhumuza iyi geldiğinde oyunu süratle bitirmeye ve yeni yerler görmeye heveslenmiyoruz. Tabi saç baş yolduran bulmacalar çoğu zaman yolumuza taş koyuyor. Onun dışında yükleme ekranında yer alan kara kalem çizimler gayet güzel görünüyor.Karakter modellemeleri doyurucu olsa da yinede günümüz oyunları için hâlâ çağının gerisinde yer alıyor.

Oyundaki sesler ise pek başarılı sayılmaz. Karakterlerin sesleri gayet donuk ve cansız duruyor. Bazen heyecan ve öfke dolu sesler duymak istiyoruz ama hep o bayıcı ve sıkıcı konuşmalar devam ediyor. Bu yüzden diyaloglar pekiyi olmamış.Oyunun hoşuma giden yanlarında birisi müzikleri oldu. Belki bunda klasik müzik tutkumun da payı vardır ama yinede sakin ve rahat bir parça eşliğin de oyunu oynamak inanın insanı hiç yormuyor hatta sizi oyunda daha fazla bile tutuyor. İsterseniz ayarlardan müzik şiddetini arttırıp bu etkiyi daha fazla hissedebilirsiniz gerisi size kalmış. Ben bu ayarı sonuna kadar dayamıştım.

Ayrıca oyuna bağlanmanızı sağlayan en önemli faktörde tabi ki senaryo. Zaten bir adventure de senaryonun sönük kalması oyun için pekiyi olmayacağından Sherlock Holmes Nemesis size güzel bir macera sunuyor. Oynadıkça bunun farkına varıyorsunuz.

Genel olarak bakıldığında piyasada birkaç adventure oyununa alternatif olabilecek iyi bir yapım Sherlock Holmes Nemesis. Bu yüzden bu türe yakınlık duyanların arşivlerinde bulundurması gereken bir oyun. Ama sizi mest edecek pek çok özelliğe sahip değil bu yüzden daha iyisi çıkana kadar bu oyunla idare edebilir yâda Syberia gibi bir oyunu yeniden bilgisayarınıza kurabilirsiniz

Şub 7 2009

Humvee Assault * - * Oyun İnceleme


http://image.com.com/gamespot/images/bigboxshots/3/582143_front.jpg

Oyunsuz kaldığım zamanlarda çok sinirli oluyorum. Canım hiçbirşey istemiyor. Oynamasam bile oynayacak birşeylerin el altında olması çok iyi birşey. Aldığım oyunları da genelde 1-2 gün içinde aralıksız oynayarak bitiriyorum. Bazı istisnalar dışında. Geçenlerde de böyle oyunsuz kaldığım bir zamanda, şans eseri Humvee Assault elime geçti. Nasıl bir oyun olduğunu bilmeden, ekran görüntülerini beğenerek aldım oyunu. Eve geldiğimde ise, beni bir süpriz bekliyordu.

Oyunu kurdum, kısa ve sorunsuz bir kurulum oldu. Oyunun girişi gayet keyifliydi. Ardından ayarları yaptım. Ana menü pek başarılı değildi. O yüzden oyunu beğenmemiştim ilk başta. Oyun bir savaş oyunu, hemen bundan bahsedeyim. Aksiyon ağırlıklı, zor olmayan değişik bir savaş oyunu. Asla zor değil, sırf eğlenmek için yapılmış bir savaş oyunu gibi.

Oyunda değişik görevler alarak bunları yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Ne kadar saçma bir cümle oldu. Sanki görevli olmayan oyun kaldı artık. Neyse.. Her bölüm başında silah ve araç seçim ekranına geliyorsunuz. O mekana uygun araçları seçmeniz gerekiyor. Hatta bitki örtüsüne uygun kamufleyi de seçmeniz gerekmekte. Böyle olduğu zaman, çok uzaktan ateş edemiyorlar size, sizi farketmeleri zor oluyor. Ben bir kere alakasız bir renk seçmeyi denedim, abartı bir mesafeden ateş açıldı. Kötü bir durum yani.

Oyunun genelinde seçtiğiniz aracınızla ilerliyorsunuz. Aracınızda silahlar da var tabi. Genelde böyle sağa sola ateş ederek ilerliyorsunuz. İsterseniz aracınızdan inip de savaşabiliyorsunuz. Ama asla aracınızı geride bırakmamaya çalışın. Aracınız olmadan, hemen ölebiliyorsunuz. Oyunda böyle bir serbestliğin olması çok eğlenceli. Görevler, hedefleri yoktmek üzerine kurulu. Genelde belirli bir noktaya geldiğiniz zaman görev bitiyor ama bunu çok eğlenceli hayata geçirmişler. Gitmeniz gereken heryer belli. Zaten ekranda bir harita sayesinde de herşeyi görebiliyorsunuz. Mekanlar karışık değil. Yolları takip ederek ilerliyorsunuz. Düşmanları halledip yeniden ilerliyorsunuz. Bu kadar basit. Kafanızı yormanız gereken hiçbirşey yok. Oyunu eğlenceli yapan da bu. Kontroller de oldukça kolay zaten. Fazla tuş yok, oyuna tam anlamıyla 5 dakikada hakim olabiliyorsunuz.

Oyunun demosu gayet çarpıcı olmuş ama ara demolar resimlerden oluşmakta. Seslendirmeler iyi, arka planda kişiler konuştukça veya size birşeyler anlatıldıkça resimler gösteriliyor. Max Payne gibi yani. Bu biraz kalitesiz gibi olsa da, yine de fazla bozmuyor. Görmezlikten gelebilirsiniz. Ama geçmenizi pek tavsiye etmem, görevi anlamanız açısından yararlı.

Oyunun grafikleri oldukça şirin. Çok kaliteli değil ama ortalamanın üzerinde. Genelde ormanlık alanlarda ilerliyorsunuz, etrafta bitkiler ve ağaçlar var. Bunların çoğunun içinden geçebiliyorsunuz. Bu tarz şeylere pek dikkat edilmemiş. Bazen de sağa sola, boşluklara takılabiliyorsunuz. Fizik kurallarına da dikkat edilmemiş. Ama grafikler iyi. Araç çizimleri gerçekçi olmuş, karakter modellemeleri de öyle. Patlama efektleri gibi mini efektler hoş, sorun yaratmıyorlar. Saydığım minik hataları görmezden gelerek, grafikleri beğenebilirsiniz.

Sesler ise biraz geri planda kalmış gibiler. Karakter seslendirmesi pek yok oyunda, sadece resimli anlatım sırasında birşeyler duyuyorsunuz. Silah efektleri zor duyuluyor. Müzik olarak da askeri birşeyler tıngırdatıyorlar.

1Ghz işlemcili ve TNT ekran kartı düşük sistemli bilgisayarlarda bile rahatça çalışan bu oyun, kendisinde hiçbirşey çalışmadığı için üzülen kişiler için de birebir. Basit ama kaliteli bir savaş oyunu, ancak böyle yapılabilirdi.

Oyunun düşük not almış olmasına bakmayın. Sesleri ve grafikleri, tabi ki abilerinin kalitesine yaklaşamıyor. Ama bu oyunun kötü olduğu anlamına da gelmiyor. Oyun gayet eğlenceli, tadımlık, çerez bir oyun. Herkese seve seve tavsiye ediyorum.

Şub 7 2009

Hangsim * - * Oyun İnceleme


http://www.wilcopub.com/wilcopub_images/images_hangsim/hangsim4_g.jpg

Yaz aylarındayız ve özellikle tatile gidenler havada uçuşan paraşütleri, glider’ları gördükçe eminim ki oldukça özeniyorlardır. Zaten ülkemizde de bu tip sporlar hızla popüler hale gelmeye başladı. Artık TV reklamlarında bile yamaç paraşütü yar alıyor. Sözün kısası, bu incelemede son zamanlarda popülerliği artan bu spor dalıyla ilgili bir oyun var. Oyun, uçuş simülasyonlarından hoşlananlara bir yenilik, şimdiye kadar karmaşık kontrollar yüzünden hoşlanamayanlara da hoşlanabilecekleri bir çeşit olarak karşımıza çıkıyor.
Uçuş simülasyonu deyince birçok kişinin aklına savaş uçağı simülasyonları, pek azının aklına da MS Flight Simulator, Flight Unlimited ve Fly gibi uçak kullanmayı öğrendiğiniz ve pratik yaptığınız gerçek simülasyonlar gelir. Simülasyonlar neredeyse bilgisayarda oyun oynanmaya başladığından beri belli bir kitleyi hedef alıp ona göre hazırlanmakta. Savaş isteyenlere savaş, uçmak isteyenlere saf simülatör verip müşterilerini memnun etmeye çalışmaktalar. Oyunumuz ise bu ikisinden hem oldukça farklı hem de oldukça benzer. Amacı eğlence, ama eğlenceyi verirken eğitmek ve uçmanızı sağlamak (bunlar benim görüşlerim…).
Eğlenceli oyun dedik, oyuna başlamak ve uçmak da en az eğlenceli olduğu kadar basit. Tüm yapmanız gereken aracınızı/paraşütünüzü ve uçmak istediğiniz yeri seçmek. Sonra birdenbire kendinizi havada süzülüyor buluyorsunuz. Öğrenmeniz gereken karmaşık kontrollar yok. Başta sadece temel kontrolları öğrenmek yeterli.
Oyun tamamıyla Windows işletim sistemine uyumlu. Oyun sırasında veya haricen ulaşabileceğiniz ve oyunla ilgili temel bilgiler veren basit bir Windows Help dosyası bile var. Öğrenmesi ve uçması kolay araçlarımız neler peki? Oyunda toplam 7 değişik glider model kullanılmış:

* Spider: Bildiğimiz yamaç paraşütü, ancak oldukça profesyonel versiyonu.
* Eagle: Spider’ın pervane takılmışı.
* Hawk: Bildiğimiz düz planör.
* Sensor: Herkesin aşina olduğu ve genelde delta-fly adı verilen pervanesiz, sadece kanat ve pilotun tutunup kontrol sağladığı çubuklardan oluşan planör benzeri en basit uçuş aracı
* Storm: Genel olarak Sensor’ün aynı fakat daha büyük, kontrolu birazcık daha zor, ama daha yeteneklisi.
* Seagull: Storm’un çift pervane takılmış türü.
* Thunder: Tek motorlu, pilot koltuğu, çeşitli navigasyon cihazları ve pedalları bulunan ancak sensor, storm ve seagull’daki gibi hafif kanat malzemesinden kanatları olan araç. Pilot için bir kokpit yapsanız tek motorlu uçak olacak neredeyse.

Oyunda dümdüz uçmanın yanında eğlenceyi sağlayan birkaç değişik uçuş modu var. Tüm oyun türlerine kısaca bakacak olursak;

* Free Flight: Serbest uçuş; oyundaki toplam 7 değişik haritadan ve bu haritalardaki 1-2 değişik başlama alternatiflerinden birini seçip doğrudan uçmaya başlayabileceğiniz mod.
* Challenge: Bu mod aynı zamanda eğitim görevi de görüyor. Herhangi bir yarışma ortamı olmadan kendi kendinize değişik maceralar, hareketler vb. yaptığınız ilginç bir mod.
* Competition: Bu modda karşınızda mutlaka bir rakibiniz var. Yeterince kaldırma özelliği (sıcak hava akımı veya türbülans gibi) olmayan koşullarda paraşütle atlayış noktasından olabildiğince uzağa inmeye çalışma veya bir nehir yatağının bulunduğu vadinin bir ucundan diğerine en kısa sürede gitmeye çalışma gibi yarışmalara katılabiliyorsunuz.
* Fun Flight: Eğlence uçuşu. İşte savaş simülasyonu hayranları için düşünülmüş oyunun en eğlenceli kısmı. Buradakilerin en ilginç olanı roket takılı Seagull ile rakipleri düşürmeye çalıştığınız oyun.

Yukarıdaki seçeneklerden en fazla alt seçeneği olanlar Serbest uçuş ve Challenge modları, malesef Competition ve Fun Flight için çok fazla alt seçenek yok. Unutmadan hatırlatmakta yarar var. Oyun birçok uçuş simülasyonundaki (savaş simulasyonları hariç) bir özelliği aynen almış: slew mode. Yani uçağınızın/paraşütünüzün konumunu istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Bu da oyunu öğrenme aşamasında daha zevkli ve sorunsuz hale getiriyor.
Hafif hava araçları için temel olan kural, türbülans, sıcak havanın yukarıya doğru yer değiştirmesi, yatay hava akımları vb. doğal hava akımlarından yararlanmaktır. Elbette bu tip akımları bulabileceğiniz yer bir ova olmadığı ve bir sürat teknesine bağlı olarak para-sailing de yapmadığımıza göre, uçurduğumuz alet de bir yamaç paraşütü olunca uçmak için doğal olarak bir yamaca ihtiyacınız var demektir. İşte oyun bu tip yeryüzü şekillerini ve bu şekiller etrafında oluşan mikro akımlar dahil tüm doğal hava akımlarını oldukça başarılı simüle etmiş. Oyun sırasında meteorolojik koşullar, bulutlar ve uçuş saatini istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz (oyunun bu yönleri bana sürekli olarak MS Flight Simulator’ı - MSFS hatırlattı durdu).
Oyunun teknik olarak kısa bir değerlendirmesini yapmak yararlı olacaktır. Bu tip simülasyonlarda oyunun gerçeklik değeri grafik olarak da ölçülmeli. Yine MSFS gündeme geldi. O oyunu bilenler gerçek yeryüzü şekillerinin resimlerinin oyuna aktarıldığını iyi bilirler. Hangsim ise bu kadar başarılı değil malesef. 7 değişik haritanın belli yüksekliklerden alınmış farklı boyutlardaki bitmap’leriyle yeryüzü kaplamasını hazırlıyor ve sahil şeridi gibi haritalarda arka arkaya, yan yana koyarak geniş alan izlenimi vermeye çalışıyor. Bana oyunun grafik olarak en zayıf yönü bu gibi geldi.
Diğer taraftan oyun tamamıyla Windows destekli bir arayüz kullandığından (MSFS gibi), grafik kartınızın özelliklerine de bağlı olarak, 640×480′den 1280×1024′e kadar çözünürlüklerde ve 16 ile 32 bit gibi renk derinliklerinde çalışıyor. Ve tüm seçim, makinasının özelliklerine bağlı olarak oyuncuya bırakılıyor (Diablo II’nin bile bu kadar seçeneği yok
Oyunun sabit diskte kapladığı yer (yaklaşık 200 Mb) düşünülecek olursa kurulumu da o kadar çabuk ve sorunsuz gerçekleşiyor. Oyun sırasında karşınıza çıkan menüler ve arayüz çok sade ve kullanımı oldukça basit ve anlaşılır. Uçuş sırasında ise yine MSFS gibi istediğiniz anda ulaşabildiğiniz bir in-flight menu var. Bu menüden neredeyse arayüz menülerinden yapabildiğiniz çoğu şeyi - hatta da daha fazlasını - yapabiliyorsunuz. Oyunda kontrol için sisteminizde tanımlı bir oyun kontrol birimini (joystick, direksiyon gibi) kullanabildiğiniz gibi, isterseniz tüm kontorlları klavye veya mouse ile de gerçekleştirebiliyorsunuz. Kısacası oyun için arayüz ve kontrollar için “yeterli, ancak çok da iyi değil” diyebilirim.
Bu tip aktiviteler sırasında rüzgar veya küçük motorun sesi dışında birşey duymanız pek olası değil, en iyisi müzik dinlemek diyebilirsiniz. Ancak oyunda müzik yok! en iyisi takın bir CD ve onu dinleyin. Ses olarak duyabildiğiniz şeyleri de zaten söyledim.
Sonuç olarak diyebiliriz ki; oyunun programcıları çok güzel ve farklı bir konuya el atmışlar ve oldukça başarılı olmuşlar. Oyundaki tüm uçuş modellerinin bu konuda deneyimli pilotlar tarafından test edilmiş ve onaylanmış olduğunu ayrıca hatırlatalım. Amacınız ne olursa olsun eğer uçmaktan hoşlanıyorsanız bu oyunu denemenizde yarar var, bolca hoş vakit geçirebilir uçuş tecrübenize hafif uçuş araçlarını da katmış olursunuz.

Page 2 of 77«12345»...Son Sayfa »